Otomobil firmalarının çevreci çözümleri genelde can sıkan ütopyalar olarak karşımıza çıkarken, nadiren de olsa gençlerin yaratıcılık potansiyelini el üstünde tutan böyle yaklaşımlara da rastlıyoruz: Startup! İlk olarak geçen sene, Mercedes Benz Türk’ün kuruluşunun 50. sene-i devriyesi kutlamalarına ek olarak yapılan ve gerek rağbet, gerekse ortaya çıkan içeriğin kalitesi itibarıyla bu sene de devam ettirilen, MB Türk CEO’su Süer Sülün tarafından da devam edeceği, gelenek haline getirileceği sözü verilen yarışmanın ödül törenine katıldık.

İlk üçe ödüllerini MB Türk CEO’su Sn. Süer Sülün takdim etti.

Ödül diyorum; ilk üç için verilen nakit meblağ aslında asıl mükafat değil. Katılımcılara verilen video sunum hazırlama ödevinin, networking, startup boost yani firmalara ulaşma eğitimlerinin vasıtası ile açılan ufuklar, dereceye giren arkadaşların gözlerindeki parlamayla da ne kadar makbule geçtiğini gösteriyordu.

Yarışmacılardan Turgut Yılmaz ve Hasibe Akın sahnede projelerini anlattı.

Bize iki örnek proje, sahipleri tarafından kısaca anlatıldı ki biri biyomühendislik alanında, Turgut Mesut Yılmaz Beyin “Diploid” projesi. Mantar ve bitkisel atıkların yakılarak imhası yerine uygun bakteri terapisine tabi tutulmaları yöntemiyle bunlardan yalıtım malzemesi elde ederek küresel ısınmaya karşı çift vuruşla savunma yapmak.

Diğeri ise Hasibe Akın Hanımın “Soframda ne var?” isimli, çatı bahçeciliği fikri. Yaptıkları araştırma sonucunda ülkemizdeki beyaz yakalıların %92 oranında yeşile hasret, %88’ininse duydukları bu özleme rağmen kendilerine kırsalda yaşama imkanı verilse dahi ne yapacaklarını bilemediklerinden yakındıkları ortaya çıkmış. İşte bu insanlara hem moral vermek, hem de burunlarının dibinde sağlıklı besin yetiştirecek yeni alan açmış olmak bu projenin özeti. Bir başka cin fikirli basın mensubu arkadaşın Sn. Sülün’e yönelttiği: “Peki yarın Mercedes fabrikasını ziyaret ettiğimizde domates, hıyar yiyebilecek miyiz?” sorusuna verilen “Neden olmasın!” cevabı ise Mercedes Benz Türk’ün konuya hassasiyeti hakkında güzel bir örnek. Geçen seneki yarışmanın dokunmatik kumaş alanındaki projesi bu sene itibarıyla kamyon fabrikasında dokunmatik hassasiyetli eldiven formuyla kullanılmaya başlanmış! İyi fikirleri kaçırmıyorlar.

Sn. Gökçe Bezmez Mercedes’in kuruluş geleneği olarak girişimciliğe ve mucide verdiği değeri vurgularken.

Yarışmanın Jüri Heyeti ile yapılan kısa söyleşide M. Ali Çalışkan Bey artık devrin değiştiğine, büyüklerin küçüklere nasihat verdiği günlerin geride kalıp gençlere kulak verilmesi, sözlerine ciddiyetle odaklanılması gerektiğine dikkat çekti. Dünya çapında Milenyum kuşağının artık şirket yönetimlerinde söz sahibi olduğu ve bu yaş grubunun da tevellüdü 60’lara dayanan insanlarca apolitik olmakla yerilegelinmiş olmalarına rağmen artık olgunlaşarak %75 gibi bir ekseriyet halinde şirket kârlarının halka yönelik yatırımlarla değerlendirilmesi, yaşam kalitesini yükseltecek işlere ağırlık verilmesi yönünde kanaat arz ettikleri yönündeki bulgulara dikkat çekti.

Diğer Jüri Azası Zehra Doruk Hanımsa genel sanrının aksine, fikir sahibi katılımcıların asıl odaklarının, hedeflerinin fon desteği değil, büyük şirketlere ulaşmak olduğunu tespit ettiklerini anlattı. “Startup” projesinin nakit para hibesinden ziyade baştan aşağı eğitim ve bağlantı, “yol yordam” öğretme vasfının ne denli önemli olduğunun altını çizdi.

Sn. Gökçe Bezmez Bey ise yaptığı konuşmada şirket vizyonuna dair ipuçları verdi: Dijitalleşmeden anladıklarının otomobilleri bilgisayarlaştırmaktan öte akıllı nesnelerden oluşan, birbiri ile sürekli iletişimde bulunan bir çevre hayalini vurgularken bunun somut hedeflerinden biri olarak seyir halinde, henüz bozulmamışken olacak arızanın eli kulağında olduğunu şoförüne önceden hissettirecek, Ağrı’da yolda kalmış olsa dahi Şoförün kendi kamyonunu servis beklemeden tek başına tamir ederek yola devam edebileceği bir senaryonun mümkün olacağından bahsetti… (Bana biraz tanıdık geldi tabii. 90’lar öncesi? Geleceğe Dönüş?)

Sorulan bir diğer soruysa bu yarışma kapsamında yer alan çalışmaların küresel ölçeğe açılıp açılmayacağı hatta lise düzeyine inip inmeyeceğine dairdi. Bu soruya Sn. Didem Özensel Hanım Ülkemizin Mercedes Global haritası içinde ABD, Çin, Hindistan ve Almanya ardından beşinci sırada yer alan ayağı olduğunu, buna rağmen tek başlarına, Mercedes olarak sadece çok küçük yüzdelik farklar oluşturabildiklerine dikkat çekti. Ülkemizde son dönemde dillere pelesenk olmuş inovasyon kelimesinin karşılığında devlet bütçesinden ayrılan meblağın çok zayıf kaldığından yakınırken diğer firmaların da el ele vermesi ile devletin desteği alındığı takdirde ülkemizde genelde evlerdeki “garaj yoksunluğuna” bağlanan ziyan olan fikir potansiyelini yakalayarak küresel ölçekte rekabet vasfımızı çok öteye taşıyabileceğimize işaret etti.

Startup yarışması çok önemli bir fevkaladelik olmazsa seneye de tekrar edilecek. Bu yazıyı okuyup bir yandan heveslenirken bir yandan da kafalarında telif kaygısı oluşabilecek arkadaşlara yönelik Sn. Gökçe Bezmez Beyin sözleriyle yazımı bitiriyorum: “Bizim yola çıkma amacımız hiçbir zaman istifade olmadı. Önceliğimiz girişimci arkadaşları tanımak, desteklemek.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz