VW TiguanVW, ülkemizde çok sevilen ve çok satan otomobil markalarından biri. Bu tesadüf değil, çünkü otomobil üretim ve satış tekniğini değiştiren, diğer şirketleri de değişime zorlayan platform tekniği ile sektörde devrim yapmış, dünyanın en büyük üçüncü otomotiv üreticisi.

Seri üretimde, üretilecek kopya adedi arttıkça birim ürün maliyeti düşer. Geçmişte düğme, tutacak, kapak gibi, tek tük ufak parçalar araba markasının ürün gamındaki birkaç modelde kullanılabilecek şekilde adetli üretilebilirken, platform tekniği sayesinde artık bir firma bünyesindeki arabaların dışarıdan görünen, az sayıda parçası özgün. Birbirinden tamamen bağımsız görünen iki farklı model %60’tan fazla aynı parçaları kullanabiliyor.

Birbirinin aynısı parçaların ekseriyette kullanılmasını sadece araç üretim kolaylığı için düşünmemek, yedek parça stok ve tedariği açısından sağladığı kolaylığı da göz önünde bulundurmak lazım.

Maliyetleri, kaliteden taviz vermeden aşağı çekmek, rakiplerin işini çok zorlaştırıyordu.

Bu sistemin yan etkisiyse sıkıcılaşan araç kartelası, benzer görüntüden ziyade, birbirinin aynı hissettiren modelleri müşterilerin almak istemesini sağlamanın bir yolunu bulmak gerekmesi. VW Grubu, bu şekilde yapılandı: Benzer modellerin farklı fiyat seviyelerinde satılmasını sağlayacak üç-dört yan marka ve bunlarla ortak genetik paylaştığını bağıra çağıra duyurmak için şov unsuru olarak kullandıkları özel markalar…

Herşey yolunda gidiyor, yüksek sürat rekoru kıran, lüksün zirvesi olarak gösterilen modeller fuarları süslerken onlarda kullanılan şanzıman, motor ve yalıtım tekniğini paylaştığı iddia edilen arabalar peynir ekmek gibi satar, şirket dünyanın en büyüğü olma yolunda ilerlerken…

Videoda da dilimiz döndüğünce anlattığımız “dieselgate” skandalı VW AG için çok ağır bir darbe oldu. Zikredilen meblağlar küçük ülkeleri satın alacak kadar büyük olduğu ve bu durumun birçok memleketin ekonomisine zarar verebilecek olmasından dolayı mümkün mertebe sakin atlatılması gereken bir süreç devam ediyor.

Her ne kadar model satışlarının etkilenmemesi için sessiz hareket edilse de grubun karlılığını mevcut yapısıyla sürdürmesi mümkün görünmüyor. Öncelikle elden çıkarılması beklenenler dikkat çeken egzotik firmalar gibi gözükse de yukarıda anlattığımız sebepten, reklam unsuru olarak istifade edilecek markalara ihtiyaç var. Yeniden yapılanma çalışmalarına başlangıcın simgesi yeni CEO Matthias Müller’in son açıklamasına göre öncelikle elden çıkarılacak markalar Ducati ve MAN AG. En son eklenenler olması itibarıyla sürpriz olmasa da bir sonraki adım için elden çıkarılmaya en uygun marka Seat gibi görünüyor. Bentley ve Audi’nin yeri sağlamken Teyze Oğlu Porsche hanedanının (ki yakın geçmişe kadar grubun %20 hissedarı konumundaydı) tekrar ayrılması gündeme gelebilir. Ödenecek ceza miktarını azaltmak adına VW markasını Kuzey Amerika’dan çekip, yerine Skoda ile girilmesi bile gündemde…

Elbette başlıca kemer sıkma manevrası yenilikçi projelere uygulanacak, XL1 gibi, yeni W motor yahut DSG muadili gibi uçuk yatırım meyvelerini tekrar görmemiz çok zorlaştı.

Volkswagen XL1VW Nardo

Otomobil tercihinizi uzun vadeli yapacaksanız bu detayları aklınızda bulundurmanız faydanıza olabilir. Bu dev otomotiv firması bir anlamıyla da yüzbinlere istihdam sağlayan, küresel bir değer. Elbette kayıp gitmeyecek, bir anda batmasına izin verilmediği gibi, küçülmenin ölçülü olması için de ince hesaplar doğrultusunda stratejik hareket ediliyor.

Satın alınacak araçlar elden çıkarılırken, yakın gelecekte hatırı sayılır değer kaybı yaşanabilmesi söz konusu.

40 kadar model isminin ürün gamından eksileceği de gelen haberler arasında. Artık bu kadar çok ve çeşitli model, motor seçenekleri, donanımlar bulunmayacak. Çünkü motor üretimi yapan başka büyük üreticilerin aksine VW ürettiği motorları sadece kendi binek modellerinde kullanıyor, başka firmalara da satmıyor. Bazı durumlarda sipariş edilen arabalar için üretim motor üretimi yetişmeyebiliyor, ek vardiya ile yeterli üretim gecikmeli de olsa yakalanıyordu. Kemer sıkma çalışmalarının belki en önemli ayağı motor seçeneklerinin sınırlanması, haliyle ülkemizde rağbet gören bazı modellerin devamı gelmeyebilir. Alışageldiğimiz, çok sevilen dizellerin yeriniyse hibrit ve elektrikli motorların alması gündemde. Bizde yüksek vergi diliminden ötürü ulaşılmaz meblağlara satılan büyük motorlu araçların, Porsche öncülüğünde elektrikli sisteme dönmeleriyle rekabetçi olmaları da üzerinde durulması gereken bir diğer detay. Hacim küçültme (downsizing) için hiç olmadığı kadar radikal, sert geçiş yaşanabilir.Volkswagen Golf

Hal-i hazırda TDI motorlu araca sahip olanların ise nasıl bir muamele ile muhattap olacağı yavaş yavaş netleşiyor: sadece Amerika’da satılmış (2.0TDI motorlu) 460.000 VW ve 15.000 Audi’nin geri alınması, kira kontratı iptali yahut modifikasyonu için 10 Milyar Dolar bütçe ayrıldığı ilan edildi. Bununla beraber 5 Milyar Dolar kadar da Amerikan Devleti’nin belirlediği fonlara ceza ödenmesi kararlaştırıldı.

Hak mahrumiyeti yaşanmaması adına Avrupalı müşterilerin de benzer bir fatura çıkaracağı aşikar… Firmanın başını ağrıtıp ürünlerin değerini düşürebilecek diğer önemli sıkıntı modifikasyon işleminin sorunsuz olmayacağı gerçeği. Yazılım güncellemesi ve parça değişimlerinin ardından özellikle otomatik modellerde bozulacak motor-şanzıman uyumluluğu, kullanıcıların kolaylıkla hissedeceği çekiş gücü kaybı ve bizi en çok ilgilendiren kalem olan yakıt tüketim artışı araçların piyasa itibarını olumsuz etkileyecektir.

Ülkemize Doğuş Otomotiv ve ortağı Yüce Oto aracılığıyla ithalatı yapılan VW Grubu araçların bu değişim/dönüşüm sürecinin Türkiye’deki müşterilere nasıl yansıtılacağı merak konusu. Geçmiş yıllarda yangın riskine karşı tadilat gören 1.8 turbo motorlar ve TT serisinin modernizasyonu başarıyla gerçekleştirilmişti. Yalnız sonrasında DSG şanzımanla alakalı sorunlarda aynı özveri malesef gösterilemedi. Bu durum biraz da işçilik yükü ve sorunlu araç sayısıyla ilgili olduğu için, ana firmanın iskeletini sarsan “Dieselgate” skandalının tezahürlerini takip etmeye devam edeceğiz.

volkswagen grup

Yakın zamanda bu çatı altındaki markalardan, piyasa değerini koruması beklentisiyle araç satın alınması pek akılcı gözükmüyor. Kişisel beğeniye bağlı uzun süreli kullanım söz konusu olduğundaysa herhangi sıkıntı yaşanmayacaktır. Zira doğru motor ve donanım tercih edilince üstün üretim kalitesinden ve platform tekniğinden gelen yedek parça stoğundan yıllarca istifade etmek mümkün.

4 YORUM

  1. “Vosvos, çeyrek altın gibidir” sözü bu kadar yerleşmişken milletimiz fiyatına göre kötü / boş araca binmeye bu kadar razıyken herhangi bir *gate skandalı en azından bizim pazarı etkilemeyecektir. Umarım Skoda ve Seat bu küçülmeden olumlu etkilenir ve ilk dolu hallerine geri döner.

  2. Yorumlarınızın bir kaynağı var mı yoksa kendi görüşleriniz mi zira bu markanın hazır nakti krizden hemen önce 25 milyar dolar seviyesindey di.

  3. Sitenizi ve videolarınızı ilgiyle takip ediyorum. Eskisi gibi arabaları saç kalınlığına bakarak değerlendirmemeyi sayenizde öğrendik. Tarafsızlığınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Marka fanatiğinin yüksek oranda Türk tüketicisinin bu tarz değerlendirmelere çok ihtiyacı var. Ülkemizde sizin kadar otomobil konusunda bilgili başka bir ekip yok. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here